Kapat
facebook icon twitter icon
 
Istanbul Gercegi
Kılıçdaroğlu: Irak ve Suriye parçalanmamalı Kılıçdaroğlu: Irak ve Suriye parçalanmamalı
Atatürk Havalimanında özel jet düştü Atatürk Havalimanında özel jet düştü
TBMM olağanüstü toplanacak TBMM olağanüstü toplanacak
   Yazarlar
Bu anayasa, Türkiye’yi ‘hiç’liğin başladığı noktaya götürüyor
Bugün AKP’nin Meclis’ten oldubitti ve acele ile geçirmeye çalıştığı anayasa değişiklikleri, ülkede gelmiş geçmiş en büyük muktediri yaratmaya yöneliktir.
 
Tarih: 12.01.2017 - Saat: 08:12:21
 
Askeri darbelerde hiçbir muktedir böyle bir anayasa yapmaya cesaret etmemişti. Belki de istememişti. Çünkü askeri darbelerin ülkede geçici karakterini biliyordu; sürekli bir askeri yönetim altında Türkiye asla yaşayamazdı... Türkiye’nin geçmiş “müktesebatı” buna izin vermezdi. 
Laf aramızda, ayrıca kendilerine darbeleri yaptıranlar veya bu darbenin destekçisi durumunda emperyalist ağababaları, darbecilerin orada uzun süre oturmalarına da izin vermezdi. Bu nedenle yaptıkları anayasa değişiklikleri, kendilerinden daha büyük bir muktedire yol açmayacak düzeyde kaldı.
Türkiye esas parlamenter demokrasiye adımını, kabul edilebilir bir seçim sistemi ile birlikte, 1960 Anayasası’yla attı. 1980 Anayasası Kenan Evren’e darbe ve sonuçlarını, ülkeyi ve yönetimleri denetimde tutma yetkileri verdi. Ayrıca yaptırdıkları anayasa ile kendilerine de siyasi koruma ve dokunulmazlıklar sağladılar.

En büyük ‘muktedir’i yaratma girişimi 

Bugün AKP’nin Meclis’ten oldubitti ve acele ile geçirmeye çalıştığı anayasa değişiklikleri, ülkede gelmiş geçmiş en büyük muktediri yaratmaya yöneliktir.
Kenan Evren ve ortakları asla böyle bir işe kalkışmadılar.
1980 Anayasası, bugün yapılmak istenenlerin yanında, masum kalır. İnsanın o anayasayı sahiplenesi gelir.
İktidar, 1980 darbecilerinin yapmadıklarını, katbekat ve üstelik rejimi de 180 derece değiştirerek yapıyor.
Üstelik “sivil anayasa” kepaze propagandası ile birlikte.
Yani anayasa açısından baktığımızda, Türkiye en ağır anayasal darbesini yaşıyor.

Bu bir darbe anayasasıdır 

Bu “darbe”nin sivil karakterli olması, onu askeri darbenin artık masum kalan anayasası ile kıyaslamamıza engel olamaz. Bu açıdan ülke “en ağır askeri anayasal darbeyi” yaşıyor.
Askeri darbe falan, ama anayasası yüzde 92 destek almıştı. Bu desteğe kim ne kılıf geçirirse geçirsin.
Üstelik ordu o dönem de, sonra da en güvenilen ve sevilen kurum niteliğine sahipti!
Yani mesele “sivil milletin” teveccühü ve desteği ise, sivil-asker fazla fark etmiyor.
Biri yasalara ve anayasaya uymayan, sivil “seçilmiş irade”... Ve “parlamenter” oyun...
Diğeri ise, milletin iradesini ve desteğini arkasına almış “askeri irade”... (Bazı taş kafalar, vay 12 Eylül askeri darbesini mi savunuyorsun, demezler umarım!)

Oy göstere göstere 

Bakın, anayasayı değiştiriyorlar, ama anayasayı değiştirme kılavuzu olan sözde geçerli anayasaya uymayarak.
Değiştirmenin ne kuralı var ne ahlakı.
Adamlar verecekleri oyu gösteriyorlar.
Siyasi çürümüşlük sinmiş her yere.
Dik duruşlar, yerlerini eğik duruş ve yürüyüşlere bırakmış.
Biri FET֒den yakasını hapishanede kaptırmamak için... Diğerlerinden pek çoğu, kurulacak ortaklıkta ve başkanlık sisteminde bu kez iyice düşük profilli milletvekili olarak varlığını sürdürebilmek için.
Sürdürsen ne olur sürdürmesen ne olur. Bu koşullar altında ateş olsan cirmin kadar bile yer yakamazsın!
Şüphesiz ki bu bir anayasal darbedir.

Türkiye ‘hiç’liğin başladığı noktaya 

Hiç düşünülmemiştir, Türkiye’ye biçilen bir anayasa değildir.
Cumhurbaşkanı’nın istediği her şeyi kapsayan, sadece ona uygun bir anayasa planlanmıştır.
Sonrası yoktur.
Bu değişikliği yapanlar için, Cumhurbaşkanı’ndan sonrası kocaman bir boşluktur.
Yani ‘hiç’liğin başladığı yer. (*)


(*) Önceki günkü yazımdaki vurguları yinelemek istemedim. Ama şunu belirteyim ki, bu anayasa ülkeyi büyük kargaşalara götürebilir, düşürebilir. Öyle ki, iktidar sahipleri ayakta kalabilmek için bu kez emperyalistlerin dayattıklarının hepsini uygulamak zorunda kalabilirler. Ülkenin yarısının saf dışı bırakıldığı bir otokratik rejimde, hangi İslamlaştırılmış ve parçalanmaya hazır ülkeye dönüşür, bilemem. Bu anayasal gömleği daha kimlerin giyeceğini de merak ediyorum.


Orhan Bursalı - Cumhuriyet

Etiketleme: türkiye gerçeği,vişne haber ajans,vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika, Bu anayasa, Türkiye’yi ‘hiç’liğin başladığı noktaya götürüyor, orhan bursalı

Yorumlar
Bu Haber Hakkında Yorum Yok.Yorumlarınızı Yazınız.
 






  Yazarın Diğer Yazıları
Koydum kaldırdım: Gece rüyada görüp gündüz uygulamak ...
Batı Cephesi’nden kopuş dünyada deprem yaratır ...
S-400’ler ve Batı ile ‘cepheleşme’... ...
‘Pis kokular’ın ardında ne var? ...
Bir ‘savunma şöleni’, ‘milli duruş’ ve sopa ile hizalama ...
  Site Yazarları
İmambakır Üküş
Kılıçdaroğlu: 2019 seçimlerini kazanacağız
Prof.Dr. Ahmet Özer
Giderem Van'a doğru
Atay Sözer
Büyük nümayiş
Dr. Dursun Kırbaş
İktidarın ayırdına varamadıkları
Turgut Ünlü
10 Ağustos bana göre Çanakkale zaferi olarak kutlanmalı
Ahmet Kale
Suat Şükrü Kundakçı'nın Ardından
Erol Kızılelma
Erol Kızılelma; Mücadele için
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler
Toroslar Ağlarken
Necdet Pamir
Yangından mal mı kaçırıyorsunuz?
Ahmet Tatar
#Adalet için yollara!
Av. Zühal Dönmez
Atatürk’ün Çiftlikleri
Ömer Faruk Eminağaoğlu
Adalet yürüyüşü yarınlar için
Yaşar Seyman
Benazir'i neden yazdım?
Yılmaz Özdemir
O'na Saldırmak
 
@ Copyright İstanbul Gerçeği | Tüm Hakları Saklıdır.  Künye - İletişim