Kapat
facebook icon twitter icon
 
Istanbul Gercegi
Melih Gökçek 28 Ekim'de istifa ediyor Melih Gökçek 28 Ekim'de istifa ediyor
Parti kurulmadan 5 vekili oldu Parti kurulmadan 5 vekili oldu
CHP'li Aytun Çıray partisinden istifa etti Aytun Çıray partisinden istifa etti
   Yazarlar
Değil Musul, Suriye’yi ‘verseler’ yetmez
Mehveş Evin; Haftalardır, giderek kızışan bir heves ve hırsla ‘Musul’a girmekten’ bahsediliyor. Yetmedi, ‘fethedilecek’ yerlere Halep de eklendi.
 
Tarih: 27.10.2016 - Saat: 09:19:34
 
“Elindekiyle yetinmeyen, elde etmek istediğine ulaşsa da tatmin olmaz” demiş Sokrates (MÖ 469- MÖ 399).

Haftalardır, giderek kızışan bir heves ve hırsla ‘Musul’a girmekten’ bahsediliyor. Yetmedi, ‘fethedilecek’ yerlere Halep de eklendi.

Meğer paşa gönüllerde ne arslanlar yatarmış; sınırlar genişliyor da genişliyor! Isıttıkları koltuklarından bol kese atanlara bakılırsa iyi ki Suriye savaşı çıkmış. İyi ki IŞİD beslenip büyütülüp Irak’a sıçramış!

Yoksa başkalarının topraklarında hak talep etmek nasıl mümkün olacak? Pay isteyecek, hakkım diyecek, zorla askerini ve dolayısıyla toplumunu sıcak savaşa sürükleyecek?

Lozan’mış, Misak-ı Milli’ymiş, ilüzyonlarla yüklü bu tartışmalara hiç girmeyeceğim.

Beni daha ziyade ilgilendiren, daha doğrusu her seferinde hayretlere gark eden, dinmek bilmeyen hırs ve açgözlülük.

Kanıtlanmış gerçek: Aşırı hırs, bozar

Geçen yıl yayınlanan bir araştırmada, CEO’ların hırslarıyla şirket performansları analiz edilmişti.

Delaware Üniversitesi araştırmacıları, böbürlenmenin aşırı kendine güvenin manifestosu olduğunu; başarı ve güce takık fanteziler, kendini aşırı önemseme ve kibirle karakterize ettiğini açıkladılar.

En tepedekilerin aşırı hırsı, şirkete olumsuz yansıyordu… Gücün zaman içinde insanları ‘bozduğu’ ve kabul edilemez sosyal davranışlara sürüklediği de başka araştırmalarla kanıtlandı.

Teşbihte hata olmaz; memleketi şirket gibi görüp CEO gibi idare edenler dönemindeyiz.

Hadi en tepedekilerin hırslarına bir yere kadar anlam verebiliyoruz. Ne de olsa dururlarsa düşerler diye korkuyorlar; devamlı saldırı pozisyonu alma hali bundan olsa gerek.

Ya yanında, kenarında, köşesinde duranlara ne demeli?

Emperyal hayaller genişliyor

Saray’ın baş yazıcılarından İbrahim Karagül, emperyal hayallerin peşinde, ‘Musul ve Halep Türkiye’ye devredilmeli’ diyebilen bir komplo teorisyeni.

Şöyle buyurmuş son yazısında:

“Halep’in kuzeyinde, Musul ve kuzeyinde hakim olacak bir örgüt, bir yerel devlet ya da yabancı bir güç Türkiye’yi çevreleyecektir, kuşatacaktır, zamanla da vuracaktır. Bu yüzden Musul-Halep çizgisinin kuzeyi Türkiye için yeni savunma hattıdır. Maliyeti ne olursa olsun Türkiye bütün gücüyle bu hatta yer almak zorundadır. O bölgede en etkin güç Türkiye olmalıdır.”

Tır, dır, vır, vır… Böyle de keskin cümleler. Kararını vermiş, zaten başka düşünceye ne hacet.

Bunları söyleyen ‘makbul’, öte yandan ‘kimse ölmesin, barış olsun, komşularımızla iyi geçinelim, başka bir dünya’ filan demeye kalkan, azılı terörist muamelesi görüyor.

Başkalarının canı üzerinden konuşmak ne kolay!

Dikkatinizi çekerim, Karagül “Maliyeti ne olursa olsun” diyor. Maliyet derken, savaşın hem ekonomik, hem can kaybı ‘maliyeti’ni kast ediyor olmalı.

Başkalarının toprakları, başkalarının canı üzerinden ne kadar kolay, ne kadar acımasızca sarf edilen sözler bunlar!

Ne de olsa kendi cebinden değil, halkın vergilerinden inleye inleye çıkartılıyor ‘masraf’ kısmı. E ölmek desen, kendin ölmedikten, bizzat cephede çarpışmadıktan sonra ne olacak?

Savaşmak o kadar kolay olsaydı, bu ülkede 30 küsur yıldır süren savaş sonlanırdı değil mi?

Ama yoook… Kuyularından şampanya kıvamında petrol fışkıran topraklar elbet ‘bizim’ olacak!

Kılıfı da hazır: Bizimdi zaten! Hem de bak, Mustafa Kemal bile dediydi!

Oldu o zaman…

Bu kafayla Viyana’ya, Kuzey Afrika’ya kadar git, hayallerinde seni tutan mı var!? Hayır, eskaza büyük güçlerin arasında bir iki kuyu kapsalar, o da yetmeyecek…

Neredeyse 100 yıl öncesinin sınırları referans verilecekse, yarın öbür gün Büyük Britanya Krallığı veya Fransa o günlere dönme hayali kurup sömürgelerini ‘geri’ isterse ne diyeceksin?

Yazıyı Gazzali’nin (1058-1111) sözleriyle bitirelim. İslam alimi olduğundan belki kulak asan çıkar:

“Göremediğiniz düşmanlara kendi cihadınızı ilan edin: Egoizm, kibir, ukalalık, bencillik, hırs, şehvet, öfke, yalan, tahammülsüzlük, dedikodu, hile, kara çalma… Ancak bunların üstesinden gelebilirseniz, görebildiğiniz düşmana karşı savaşabilirsiniz.”

Mehveş Evin - Diken

Etiketleme: türkiye gerçeği,vişne haber ajans,vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika, Değil Musul, Suriye’yi ‘verseler’ yetmez, Mehveş Evin, Diken

Yorumlar
Bu Haber Hakkında Yorum Yok.Yorumlarınızı Yazınız.
 






  Yazarın Diğer Yazıları
Mehveş Evin: Kadınlar için tehlikeliyse kimse güvende değil ...
Mehveş Evin: ‘Şifreli ve kontrolsüz haberleşmek’ için Seher! ...
Mehveş Evin: Kabile devleti mi dediniz? ...
Mehveş Evin: 10 Ekim davası Türkiye’nin yönünü belirleyecek ...
Mehveş Evin: Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim? ...
  Site Yazarları
İmambakır Üküş
İmambakır Üküş; Kadir Topbaş istifası zincirin ilk halkası
Prof.Dr. Ahmet Özer
Giderem Van'a doğru
Atay Sözer
Büyük nümayiş
Dr. Dursun Kırbaş
İktidarın ayırdına varamadıkları
Turgut Ünlü
10 Ağustos bana göre Çanakkale zaferi olarak kutlanmalı
Ahmet Kale
Suat Şükrü Kundakçı'nın Ardından
Erol Kızılelma
CHP, bir geniş cephe partisine evrilebilir mi?
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler
Toroslar Ağlarken
Necdet Pamir
Yangından mal mı kaçırıyorsunuz?
Ahmet Tatar
Ahmet Tatar: FETÖ davaları rotasından çıkmış ve ciddiyetsiz
Av. Zühal Dönmez
Atatürk’ün Çiftlikleri
Ömer Faruk Eminağaoğlu
Adalet yürüyüşü yarınlar için
Yaşar Seyman
Benazir'i neden yazdım?
Yılmaz Özdemir
O'na Saldırmak
 
@ Copyright İstanbul Gerçeği | Tüm Hakları Saklıdır.  Künye - İletişim