Kapat
facebook icon twitter icon
 
Istanbul Gercegi
AYM’den CHP'li yöneticiler hakkında suç duyurusu AYM’den CHP'li yöneticiler hakkında suç duyurusu
TBMM'de bütçe görüşmelerinde kavga bitmiyor! TBMM'de bütçe görüşmelerinde kavga bitmiyor!
IŞİD'in kaçırdığı 6 Ezidi çocuk Türkiye'de bulundu IŞİD'in kaçırdığı 6 Ezidi çocuk Türkiye'de bulundu
   Yazarlar
Mehveş Evin: Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim?
Mehveş Evin: Mesleğine aşkla bağlı pırıl pırıl bir öğretmen, ulusal kanalda ‘çocuklar ölmesin’ dediği için kendi çocuğunu hapiste kucağına alacak!
 
Tarih: 05.10.2017 - Saat: 08:51:54
 
Fotoğrafına bir bakış atmak yeter: Ayşe Çelik’in gözlerinin içi, zeka, cesaret ve iyilikle parlıyor. Kamuoyunun ‘Ayşe öğretmen’ diye tanıdığı bu genç kadın, sokağa çıkma yasakları sırasında Beyaz Show’a bağlanıp ‘Çocuklar ölmesin’ dediği için hedef gösterildi, yargılandı, derken hapis cezası verildi. Şimdiyse cezası onandı.

Mesleğine aşkla bağlı pırıl pırıl bir öğretmen, ulusal kanalda ‘çocuklar ölmesin’ dediği için kendi çocuğunu hapiste kucağına alacak!

Dünyanın başka bir yerinde benzeri bir vaka var mıdır? Hiç sanmam. En saf, en sıradan yakarışın, bir duyarlılık çağrısının dile getirilmesi, nerede ve nasıl ‘terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek, teşvik edecek nitelikte’ sayılabilir ki?

Ayşe öğretmen, ülkenin ‘doğu’sunda yaşananlara dikkat çekmiş, ana akım medyanın yaşananları farklı aktardığını ve toplumu sessiz kalmak yerine meseleye duyarlılıkla yaklaşmaya davet etmişti. Örgütü geçtim, özne bile yok, ama belli ki devlet üzerine alınmış.

Bu sözleri stüdyodaki konuklarıyla alkışlayan Beyaz’ın hedef gösterildikten sonra (Sabah, RTÜK’ü ‘göreve’ çağırmıştı) çark edip nedamet getirmesini sert bir dille eleştirmiştim. Merak ediyorum: Beyaz Efendi geceleri rahat uyuyor mu?

AÇIKÇA SÖYLEYİN: BAZI ÇOCUKLAR ÖLSE DAHA İYİ

Peki bu ülkede ‘çocuklar ölmesin’ bile diyemeyeceksek, ne diyelim? ‘Çocuklar ölsün’ mü? O zaman devlet, sırtımızı sıvazlar mı? Misal, bir TV programında şunları söylesek:

“Ülkenin doğusunda yaşananları medya çok doğru, eksiksiz aktarıyor. Ölümler oluyor mu, oluyor. Yaşananlara hassasiyetle yaklaşmanın manası yok. İnsanlar ölsün, çocuklar ölsün, anneler istediği kadar ağlasın. Savaş, şiddetlenerek artsın.”

Böyle bir konuşmayı ancak katiller, yürekleri nefretle dolup taşanlar yapabilir. ama anlaşılan toplumdan istenen, ne olursa olsun savaş çığırtkanlığı, kan, nefret ve şiddet tellallığını körüklemek. Barışa, sevgiye, duyarlılığa davet etmekse ‘terör suçu’!

Güya toplumumuz, liderlerimiz çocuk sevgisiyle dolup taşıyor. Güya ‘analar ağlamasın’ deniyor. Hepsi yalan! Hadi açık açık söyleyelim: Onların gözünde kendi sınıf, etnik grup, dininden olmayan çocuklar ölse daha iyi. ‘Bazı’ annelerin ayakları öpülesi, bazılarının ise cenazesi taşlanası... Bazı annelerin çocuğu ölünce ‘cennetlik’, diğeri ise yuhalatmalık.

Aşağılık, ırkçı, nefret dolu söylem, topluma biteviye pompalanıyor. Bunun kabullenilmesi, boyun eğilmesi, ses çıkarılmaması için tüm güçler seferber ediliyor.

KORKMAYA CESARETİN VAR MI?

Yargıya intikal eden başka ifade/basın özgürlüğü örneklerinde olduğu gibi, amaç Ayşe öğretmeni cezalandırmak suretiyle toplumu sindirmek, susturmak, korkutmak. Taktik işe yarıyor mu? Maalesef evet.

Yeri gelmişken, Ayşe öğretmene destek olmak, sözleri yüzünden yargılanmasına içlerine sindiremedikleri için 40 kişinin kendileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatalım. O 40 kişi Ayşe öğretmenle birlikte yargılandı. Mahkeme, aynı sözlerin altına imza atan bu vicdanlı insanları beraat ettirdi, fakat Ayşe öğretmeni affetmedi.

Acaba 40 değil 400 kişi olsaydı, sonuç farklı olur muydu? Neden muhalefetten, sivil toplumdan bu kadar barışçıl bir çağrıya daha fazla destek gelmedi? Sosyal medyada öfkelenmek, kınamak, küfür sallamak kolay! İş eyleme, yüreğini ortaya koymaya gelince büyük çoğunluk ıslık çalıp havalara bakmayı tercih ediyor.

Korkmak, hele ki bu kadar acımasız, mantıksız, haksız, ötekileştirme meraklısı olunan bir ortamda korkmak, çok doğal. Ancak korkmak, vicdanımızı, ahlakımızı, değerlerimizi sıfırlamak demek değildir. Artıkritik programında konuk ettiğim psikiyatrist İlker Küçükparlak’ın söylediği gibi, korkmak için de cesaret lazım.

Mehveş Evin: Artı Gerçek

Etiketleme: türkiye gerçeği,vişne haber ajans,vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika,Ne yani ‘çocuklar ölsün’ mü diyelim?

Yorumlar
Bu Haber Hakkında Yorum Yok.Yorumlarınızı Yazınız.
 






  Yazarın Diğer Yazıları
Mehveş Evin: Tek cümle kurmadan ‘akademisyen’ ol, yeter ki ‘barış’...
Mehveş Evin: Tunca gibi gazetecilere her zamankinden çok ihtiyaç var...
Mehveş Evin: Reza, Ziya enişte, paracıklar ve ötesi... ...
Mehveş Evin: 'Ben de şiddet gördüm' diyen ünlüleri sokakta da...
Mehveş Evin: Biçilen adalet: Güven, Parıldak, Alpay ...
  Site Yazarları
İmambakır Üküş
İmambakır Üküş: Ataşehir'deki olay Battal İlgezdi değil CHP'ye saldırı olayıdır
Prof.Dr. Ahmet Özer
Giderem Van'a doğru
Atay Sözer
Man Adası Reza'ya karşı
Dr. Dursun Kırbaş
İktidarın ayırdına varamadıkları
Turgut Ünlü
10 Ağustos bana göre Çanakkale zaferi olarak kutlanmalı
Ahmet Kale
Suat Şükrü Kundakçı'nın Ardından
Erol Kızılelma
CHP, bir geniş cephe partisine evrilebilir mi?
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler
Birgül Ayman Güler: Yönetim sistemimiz hangi model?
Necdet Pamir
Yangından mal mı kaçırıyorsunuz?
Ahmet Tatar
Ahmet Tatar: FETÖ davaları rotasından çıkmış ve ciddiyetsiz
Av. Zühal Dönmez
Atatürk’ün Çiftlikleri
Ömer Faruk Eminağaoğlu
Ömer Faruk Eminağaoğlu'dan istifa eden belediye başkanları hakkında suç duyurusu
Yaşar Seyman
Yaşar Seyman; Kadınlar seçme şampiyonu
Yılmaz Özdemir
O'na Saldırmak
 
@ Copyright İstanbul Gerçeği | Tüm Hakları Saklıdır.  Künye - İletişim