Kapat
facebook icon twitter icon
 
Istanbul Gercegi
Erdoğan: TSK'ya yapılmış her saldırı şahsıma yapılmış demektir 'Bu ordu darbecilerin, vesayetçilerin değildir'
Bahçeli'den seçim barajı ve erken seçim açıklaması Bahçeli'den seçim barajı açıklaması
Rehber öğretmenlere camide toplantı zorunluluğu! Öğretmenlere camide toplantı zorunluluğu!
   Yazarlar
Orhan Bursalı; Sayın savcı ve yargıçlar, biraz cesaret lütfen
Orhan Bursalı; Ama hukukun, yasa ve anayasaya göre karar vermenin yolunu açacak olan biz değiliz, yine savcılar ve yargıçlardır...
 
Tarih: 09.11.2017 - Saat: 09:23:10
 
Başlıkta böyle diyorum, ama hem savcılar hem yargıçlar, iktidarın beğenmeyeceği karar alanlara karşı yaptırımları da bilmiyor değiller! Hoop görevden alınıyor ve daha düşük düzeyde bir göreve atanıyor. Vicdanına göre karar veren bir yargıcı mesela Bakırköy Adliyesi’nde buluyorsunuz.
Ama hukukun, yasa ve anayasaya göre karar vermenin yolunu açacak olan biz değiliz, yine savcılar ve yargıçlardır...

Top dolaştırma

Önceki gün Enis Berberoğlu’nun 25 yıla mahkûmiyetinin götürüldüğü Bölge Adliye Mahkemesi, yani istinaf mahkemesi ile mahkûmiyeti veren 14. Ağır Ceza Mahkemesi arasında bir “top dolaştırma”ya tanık olduk. İstinaf mahkemesi, verilen kararın yanlış olduğunu belirterek kararı bozmuş ve dosyayı mahkemeye iade etmişti. Mahkeme bekledi, bekledi ve “yanlış yapıyorsun, madem kararı bozdun, o zaman yargılamayı sen yapacaksın, yasa böyle” gerekçesiyle dosyayı yüksek mahkemeye geri gönderdi.
Ortada bozulmuş bir karar var, ama hakkındaki 25 yıllık mahkûmiyeti ortadan kalkan Berberoğlu hâlâ hapiste! Birisinin yeniden yargılama yapması ve hatta Berberoğlu’nu eski tutuksuz statüsüne geri döndürecek bir karar vermesi gerekiyor.
Buna cesaret gösteren yok.
Hüseyin Ersöz söyledi, Yargıtay’ın bu tür anlaşmazlıkta verdiği bir karar var: İlk kararı veren mahkemenin tek yapacağı, üstündeki mahkemenin (Bölge Adliye Mahkemesi) kararına uymak... Dosyayı geri gönderemez. Sıfırdan yargılama yapması gerekir, tabii Berberoğlu’nu da salıvermesi...
Bunu yapmıyor, Berberoğlu’nu salıveren mahkeme heyeti olmak istemiyor veya buna cesaret edemiyor ve topu üst mahkemeye atıyor: Sen serbest bırak diyor yani!

Korku ve kaygı

Aslında, karara itirazın yapıldığı Bölge Adliye Mahkemesi de dosyayı geri göndermeyip yargılamayı kendisi de yapabilirdi, bu yasal hakkı var.
Ama bunu yapsaydı, Berberoğlu’nu da serbest bırakmak zorunda kalacaktı.

Niye top çevriliyor?

Çünkü Berberoğlu’nun davası ve mahkûmiyeti siyasi!
O zamanlar yazdık çizdik: Berberoğlu tutuklaması, iktidarın CHP’ye karşı bir saldırısı... Ayrıca davacı olan Cumhurbaşkanı’nın ta kendisi. Yargıyı kontrol altında tutan bir yapıyı oluşturan Cumhurbaşkanı’nın bizzat izlediği bir davanın beraatla sonuçlanması, şüphesiz ki iktidar için sinir bozucu bir durum yaratabilir!
Bu, boşuna bir dava. “Suç delili” yok. Daha doğrusu, “suç” olarak gösterilen “TIR silahları” konusunda, bugünlerde pek ortada gözükmeyen Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bir karar var: Bunlar gizli belge olmaz, çünkü daha önce kamuoyunda yayımlandı ve aleniyet kazandı, bunların yeniden yayımlanması suç oluşturmaz...
Buna rağmen, bu belgeleri yayımlayan Cumhuriyet gazetesi o zamanki yayın müdürü Can Dündar’a ve Erdem Gül’e dava açılmıştı. Peki, belgeleri nereden bulmuşlardı? Dündar’ın “bir solcu milletvekilinden aldım” yazısı üzerine, arandı tarandı ve bu kimsenin Enis Berberoğlu’nun olabileceğine karar verildi! Çünkü ikisinin arasında telefon görüşmesi yapılmış! Ama belge alışverişini kanıtlayacak ortada hiçbir şey yok.

Kanıt değil kanaat devrede

Ama mahkeme kanıta göre değil, kanaate göre karar verdi.
Şu dönemde mahkemelerin yaptığı bu: Kanıt olmasa bile kanaat önemli! Yargı sisteminde, ceza maddelerinde olmayan bir “belge” oldu kanaat!
Şüpheniz olmasın: Bunu dayatan da iktidarın kendisi.
Demokles’in kılıcını yargının üzerinde sallandırırsan, yargının elini ayağına dolaştırırsın.
Zaten yargı sorunlu. Halkın güveni yüzde 30! Siyasetin gölgesi yargının kendi itibarını yukarı çekmesini engelliyor.
Adalet yoksa, ülke çökmüş demektir.
Büyükada tutuklamaları, Osman Kavala tutuklaması, Cumhuriyet gazetesi tutuklamaları, Sözcü gazetesi davası ve Berberoğlu... Bunların tümü siyasi davalardır ve arkasında siyasi iktidarın büyük gölgesi vardır.

***

Ama yine de, savcı ve yargıçlar adil olmadan ve yasal davranmadan ülkenin önü açılamaz.
Biraz cesaret!
İçeride tutulmakta olan 4 Cumhuriyetçi arkadaşımızın serbest bırakılması için de biraz cesaret lütfen!

Orhan Bursalı - Cumhuriyet

Etiketleme: türkiye gerçeği,vişne haber ajans,vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika,Orhan Bursalı; Sayın savcı ve yargıçlar, biraz cesaret lütfen

Yorumlar
Bu Haber Hakkında Yorum Yok.Yorumlarınızı Yazınız.
 






  Yazarın Diğer Yazıları
Orhan Bursalı: ‘Vesayet savaşları’ çemberi.. ‘Milli dava’ mı? ...
Orhan Bursalı: Türkiye ittifaksızlık çemberinde mi? Ne yapmalı? ...
Orhan Bursalı: Yeni cepheleşme ve Türkiye’yi bekleyen dehşet ne? ...
Orhan Bursalı: NATO’ya ‘hadi eyvallah’ kapıda mı? ...
Orhan Bursalı: İktidar mahallesi karıştı: Atatürk’ü ne yapsak... Ve CHP...
  Site Yazarları
İmambakır Üküş
İmambakır Üküş; Topbaş, Gökçek, Altepe, Edip Uğur yargılanacak mı?
Prof.Dr. Ahmet Özer
Giderem Van'a doğru
Atay Sözer
Atay Sözer; Babayiğit
Dr. Dursun Kırbaş
İktidarın ayırdına varamadıkları
Turgut Ünlü
10 Ağustos bana göre Çanakkale zaferi olarak kutlanmalı
Ahmet Kale
Suat Şükrü Kundakçı'nın Ardından
Erol Kızılelma
CHP, bir geniş cephe partisine evrilebilir mi?
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler
Birgül Ayman Güler: Yönetim sistemimiz hangi model?
Necdet Pamir
Yangından mal mı kaçırıyorsunuz?
Ahmet Tatar
Ahmet Tatar: FETÖ davaları rotasından çıkmış ve ciddiyetsiz
Av. Zühal Dönmez
Atatürk’ün Çiftlikleri
Ömer Faruk Eminağaoğlu
Ömer Faruk Eminağaoğlu'dan istifa eden belediye başkanları hakkında suç duyurusu
Yaşar Seyman
Yaşar Seyman; Taşeron
Yılmaz Özdemir
O'na Saldırmak
 
@ Copyright İstanbul Gerçeği | Tüm Hakları Saklıdır.  Künye - İletişim