Kapat
facebook icon twitter icon
 
Istanbul Gercegi
Mekke'deki kavga, yargıya taşındı Mekke'deki kavga, yargıya taşındı
Iğdır'da Suveren Köyü'ne bağlı Kıjik Mezrası'nda tüm köylü evsiz kaldı Tüm köylü evsiz kaldı
CHP’deki Tartışmalar Neye Hizmet Ediyor? CHP’deki Tartışmalar Neye Hizmet Ediyor?
   Yazarlar
Referandumu kazanmak için ülkeye ne kadar zarar verebilirsiniz
Orhan Bursalı: Gerçekten merak ediyorum: Avrupa ile tutuştuğunuz bu kavganın, hayır oylarını evet’e dönüştüreceğine inanıyor musunuz?
 
Tarih: 16.03.2017 - Saat: 08:27:21
 
Evet, hepimizi ilgilendiren bir sorun yaşıyoruz. Bu nedenle öğrenmek istiyoruz: Bir referandumu kazanmak için iktidar, ülkeyi ve yurttaşlarını ne kadar zarara uğratmayı göze alabilir?
Bunu sormakta çok haklıyız. Çünkü
1) Yurtdışında siyasi propaganda amaçlı faaliyet göstermeyi bu hükümet yasakladı. Kapı gibi duruyor. Bundan önceki seçim propagandalarına katılan partiler de bu yasağı çiğnedi.
2) Buradaki feci haldeki kamplaşmayı, ötekileştirmeyi, yurttaşları birbirine düşman etmeyi, neden Avrupa’da huzur içinde yaşayan, kimisi bizim, kimisi yaşadığı ülkenin yurttaşı 5 milyon kişi arasına da yayalım!
3) Frankfurt’ta rastlantısal olarak görüştüğümüz Türkler, kesin dille bunu dile getirdiler: Gelmeyin kardeşim, Türkiye’yi yeteri kadar karıştırdığınız yetmiyor mu, düşüncesi epey yaygın. Katılıyorum ve destekliyorum.

Yurttaş tedirgin

Bir yurttaş: Burada iş hayatımız, kent ulaşımı, insan ilişkileri, ülke ve kentin bize sunduğu sayısız fırsatlar ve olanaklar, insan gibi yaşamamızı sağlıyor. Neden Türkiye değil, anlıyor musunuz?
Hollanda sağcılarıyla bizim sağcı iktidarın yarattığı savaş ortamından, her iki taraf da bir “iktidar” çıkartmaya çalışıyor. Ortalık toz duman. İkisi de kaybedecek gibi!
Bu meydan savaşında Türkiye’nin kaybedeceği çok fazla. İlki, ülkemizin büyük ekonomik kayıpları, ikincisi de Avrupalı yurttaşlarımızın içine sürüklendikleri büyük tedirginlik ve oradaki yaşamlarını zorlaştıracak yeni siyasi atmosferin doğması. Almanya çifte vatandaşlığın yasaklanmasını gündeme getiriyor!
Bunların maliyetini iktidarın hesap etmesi söz konusu değil...
Referandumu kazanmak için bu ülkeyi daha ne kadar öncelikle ekonomik zarara uğratmayı göze alıyorsunuz? Sonuna kadar mı?

‘Nasıl olsa sonra barışırız!’
Şüphesiz şöyle düşünüyor olabilirsiniz:
Referandumu garantileyecek kadar tırmandıralım, turistler falan gelmesin, ekonomik yatırımlar ve hukuk-yasal kuşkular varsın artsın. Biz onlara bu sürede faşistler, alçaklar diye nefret kusarız. Oyları da toplarız. Referandum sonrasında kazansak da kazanmasak da, nasılsa yumuşama dönemini başlatırız. Bizden vazgeçemezsiniz deriz. Önce yüklendik, küfür ettik, oyları topladık ve sonra da İsrail’le nasıl işleri yeniden pişirdik! Rusya’ya da uçağınızı düşürdük yine düşürürüz demedik mi önce? Sonra, “biz değil FET֒cüler düşürdü”ye çevirmedik mi? En sonunda özür dilemedik mi, Rusya ile işleri rayına oturtmak için hâlâ çırpınmıyor muyuz? Şurada topu topu 40 gün sonra Avrupa ile de işleri yoluna oturturuz...
Valla aynen öyle! Pişkinliğin böylesine ancak şapka çıkartılır! Mesela, saray koltuklarında ağırladığınız Merkel’le karşılıklı bu atışmalardan sonra, nasıl bir duyguyla yeniden yan yana gelebileceksiniz? Vallahi yeniden pes! Peki, hiç düşündünüz mü, tüm Avrupa ülkeleri kapıları iktidarınızın tümüne kapatırsa?
Referandum sonrası barışsanız bile, ülkenin ve dışarıdaki yurttaşların uğramakta olduğu zararı telafi etmek mümkün mü?

Seçmeni aptal yerine koyuyorsunuz!

Bu politikanızın referandum oylarını yükselttiği konusunda, fırıldaklarınıza yazılar yazdırıyorsunuz. Bazı utanmazlar, bir ay önce de “valla masanın üzerindeki ankette referandum sonucu olarak yüzde 57 evet yazıyor” yalanını ekranlardan haykırıyordu!
Peki, meraktan soruyorum: Acaba, Hollandalıların nefretini kışkırtmak, Avrupalılar ile papaz olmak, oylarınızda anlamlı bir artış getirmediğini görürseniz, Pandora kutunuzda bu ülkeyi ve yurttaşlarını zarara uğratmak için bir şeyler var mı?
Gerçekten merak ediyorum: Avrupa ile tutuştuğunuz bu kavganın, hayır oylarını evet’e dönüştüreceğine inanıyor musunuz? Yani bu kavganın referandumun konusuyla zerre ilgisi olmadığını milletin anlayamayacak, ikisini birbirinden ayıramayacak kadar aptal olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Yani seçmeni, göbeğini kaşıyan adam mı sanıyorsunuz?

Bozkurt Güvenç’ten notlar:

Timokrasi konulu yazımdaki Musa’lar ve Timokrasi ile ilgili olarak size gelen bana yönlendirdiğiniz soruları aldım. Gelecek sayıya yetiştirmeniz için hemen yanıtlıyorum:
* Gülgün Türkoğlu, Safa Kaçmaz, “Musa’lar” çevirisini açıklıyor.
* Cemal Rodoplu, ‘Tim’in anlamını soruyor.
* Zeynep Ahunbay da, “Musa’ların” doğru anlamını açıklıyor, Hz Musa’nın da bir Muses olabileceği tahminimi doğruluyor. Musa Peygamber de Elenlere göre bir Musa idi. Sanat tarihçisi olmadığım için, dipnotumda, çevirideki “Musa’lar”ın, Hz. Musa olabileceğini yazdım. Birisinin çıkıp düzeltmesini umuyordum; Gülgün Türkoğlu, Safa Kaçmaz ve Zeynep Ahunbay’ın düzeltme açıklamalarına ancak teşekkür edebilirim.
* Yazımdaki Tim ve Timokrasi, kavramlarının bir argo olmadığını belirtmiştim. Elence anlamını çevirinin 548d paragrafından alarak ayrıntılı verdim.
* “Musa’lar” ise Devlet’in Sekizinci kitabında, 547 ve 548 No’lu paragraflarda geçmektedir.

Orhan Bursalı-Cumhuriyet

Etiketleme: türkiye gerçeği,vişne haber ajans,vişne ajans, istanbul gerçeği, türkiye haberleri, son dakika haberler, istanbul haberleri, sondakika,Referandumu kazanmak için ülkeye ne kadar zarar verebilirsiniz

Yorumlar
Bu Haber Hakkında Yorum Yok.Yorumlarınızı Yazınız.
 






  Yazarın Diğer Yazıları
Bataklıktan nasıl çıkacağız? AB’nin siyasi denetlemesi... Kadri Gürsel, gazeteci büstü!...
AKP yüzde 10’luk Hayır’ı nasıl kırdı ve başkanlık seçimleri meselesi...
CHP, stratejide iki önemli yanlış ve çokseslilik hatası-3 ...
Sandıklara siyasi ve yargısal örgütlü saldırı- 2 ...
Tasarlanmış bir cinayet eyleminin izinde - 1 ...
  Site Yazarları
İmambakır Üküş
İkinci Gezi: Hayır Kampanyası
Prof.Dr. Ahmet Özer
Hayattan yazı, yazıdan hayat yapmak
Atay Sözer
48.6 olmanın tarifsiz huzuru içindeyim…
Dr. Dursun Kırbaş
Levent Gültekin, Güzelbahçe’ye geliyor
Turgut Ünlü
Bir '8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü' daha
Ahmet Kale
Suat Şükrü Kundakçı'nın Ardından
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler
Toroslar Ağlarken
Necdet Pamir
Yangından mal mı kaçırıyorsunuz?
Ahmet Tatar
Sine-i millet ya da direnç
Av. Zühal Dönmez
Atatürk’ün Çiftlikleri
Ömer Faruk Eminağaoğlu
Hukuk ve demokrasi mücadelesine, her koşulda, her bedeli göze alarak devam...
Yaşar Seyman
Newroz Ateşleri Yanacak!
Yılmaz Özdemir
O'na Saldırmak
 
@ Copyright İstanbul Gerçeği | Tüm Hakları Saklıdır.  Künye - İletişim