DEM Parti İmralı heyeti 'Abdullah Öcalan'ın çağrı mesajını' açıkladı; devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir!

DEM Parti'nin İmralı heyeti Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşme sonrası açıklama yaptı. Abdullah Öcalan'ın çağrı metni okunuyor. Kürtçe metni Ahmet Türk ve Türkçe metni Pervin Buldan okudu.
Üçüncü kez İmralı Adası'na gitmek için Adalet Bakanlığı'na başvuru yapılyapılmış bakanlık tarafından DEM Parti'nin başvurusuna aynı gün onay verilmişti.
SONDAKİKA, Ziyaretin açıklaması 27 Şubat 2025 Perşembe 17.00'da DEM Parti'nin İmralı heyeti Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşme sonrası açıklama yapılıyor.
DEM Parti'nin İmralı heyetinde daha önce Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan yer almıştı. Bu kez başvuru listesinde Ahmet Türk, Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, Cengiz Çiçek ve Faik Özgür Erol var.
Ahmet Türk, Pervin Buldan, Sırrı Süreyya Önder, Tülay Hatimoğulları, Tuncer Bakırhan, Cengiz Çiçek ve Faik Özgür Erol’dan oluşan DEM Parti heyeti, İmralı Adası'nda PKK lideri Abdullah Öcalan ile görüşmeleri sonrası Öcalan'ın 3 sayfalık çağrısını açıklıyor.
SONDAKİKA; Pervin Buldan'ın Türkçe'sini okuduğu çağrı şöyle:
"PKK; tarihin en yoğun şiddet yüzyılı olan 20. asrı, iki dünya savaşı, reel-sosyalizm ve dünya genelinde yaşanan soğuk savaş ortamları, Kürt realitesinin inkarı, başta ifade olmak üzere özgürlükler konusunda yasaklardan kaynaklı oluşan zeminde doğmuştur. Teori, program, strateji ve taktik olarak yüzyılın reel-sosyalist sistem gerçeğinin ağır etkisinde kalmıştır. 1990’larda reel-sosyalizmin iç nedenlerle çöküşü ve ülkede kimlik inkarının çözülüşü, ifade özgürlüğünde sağlanan gelişmeler, PKK’nin anlam yoksunluğuna ve aşırı tekrara yol açmıştır. Dolayısıyla ömrünü benzerleri gibi tamamlamış ve feshini gerekli kılmıştır.
Kürt-Türk ilişkileri; 1000 yılı aşan tarihler boyunca Türkler ve Kürtler, varlıklarını sürdürmek ve hegemonik güçlere karşı ayakta kalmak için gönüllülük yönü ağır basan, hep bir ittifak içinde kalmayı zorunlu görmüşlerdir. Kapitalist modernitenin son 200 yılı, bu ittifakı parçalamayı esas gaye edinmiştir. Etkilenen güçler, sınıf temelleriyle birlikte buna hizmeti esas bellemişlerdir.
Cumhuriyetin tek tipçi yorumlarıyla birlikte bu süreç hızlanmıştır. Günümüzde çok kırılgan hâl alan tarihsel ilişkiyi, kardeşlik ruhu içinde inançları da göz ardı etmeden yeniden düzenlemek esas görevdir. Demokratik toplum ihtiyacı kaçınılmazdır. Cumhuriyet tarihinin en uzun ve kapsamlı isyan ve şiddet hareketi olan PKK’nin; güç ve taban bulması, demokratik siyaset kanallarının kapalı olmasından kaynaklanmıştır. Aşırı milliyetçi savruluşunun zorunlu sonucu olan; ayrı ulus-devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler, tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır.
Kimliklere saygı, kendilerini özgürce ifade edip, demokratik anlamda örgütlenmeleri, her kesimin kendilerine esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaları ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür. Cumhuriyetin ikinci yüzyılı ancak demokrasiyle taçlandırıldığında kalıcı ve kardeşçe bir sürekliliğe sahip olabilecektir. Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur. Olamaz. Demokratik uzlaşma temel yöntemdir. Barış ve demokratik toplum döneminin dili de gerçekliğe uygun geliştirilmek durumundadır.
Sayın Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanı'nın ortaya koyduğu iradeyle diğer siyasi partilerin malum çağrıya dönük olumlu yaklaşımlarıyla oluşan bu iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyor ve bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum. Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devlet ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir. Ortak yaşama inanan ve çağrıma kulak veren tüm kesimlere selamlarımı iletirim."
DEM Parti İmralı Heyetinden Sırrı Süreyya Öder ayrıca kapanışta not paylaştı
Sırrı Süreyya Önder, açıklamanın okunması devamında şunları söyledi:
"Kayıplarımızı anmak seneler sürecek. Minnetli olduğumuzu insanlar da aynı şekilde. Ben barışa omuz veren, bunun için bedel ödeyen bütün insanlarımıza teşekkürlerimi, şükranlarımızı bildirmek istiyorum.
Baharın geleceği şu günlerde umudu yeşertmeye gittik. Biliyorsunuz filiz, kütükten kuvvetlidir. Barış filizini yeşertmeye gittik. Bunun can suyunu, nefesini bütün bir ülke kardeşlik ruhu içinde Türk'ü ile Kürt'ü ile hep beraber verme umudu ve iradesiyle gittik, şimdi bu umudu yeşerteceğiz. Varlığımız bu umudu yeşertmenin uğrunda geçti. Bu ülke bir gülistana dönene kadar öyle olacak. Bu günlerin yakın olduğunu biliyoruz.
Emeği geçen bütün siyasilere, Sayın Cumhurbaşkanı'na, Sayın Bahçeli'ye, Sayın Özel'e bütün muhalefet liderlerine, kadrolarına teşekkür ediyoruz."
Önder, PKK'ya yaptığı silah bırakma ve kendini feshetme çağrısının ardından Abdullah Öcalan'ın ilettiği notu sözlü olarak ekleyerek, "Bu perspektifi ortaya koyarken şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK’nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir" dedi.
DEM Parti'den yapılan görüşme fotografının üzerine yazılan notta;
"DEM Parti İmralı Heyeti’nin bugün İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin fotoğraf. Fotoğrafta Sayın Öcalan ve İmralı Heyeti’nin yanı sıra İmralı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş da yer almaktadır." denildi.
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları