loading
close
SON DAKİKALAR

Tutuklu başkan için kritik rapor

Barış Pehlivan
Tarih: 02.04.2025
Kaynak: Barış Pehlivan - Cumhuriyet

Barış Pehlivan; Yanisi şu: Gizli tanıklık meselesini bu memlekete Fethullahçılar getirdi. Amaçları kumpas davalarını kolay yürütmekti. Yalan yok, açık tanıkların ismini gizlemek onların bile aklına gelmemişti.

Biliyorsunuz, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan “terör örgütüne yardım etmek” suçlamasıyla tutuklandı. Bu tutuklamaya gerekçe olarak da HTS raporları ve gizli tanık beyanları öne sürüldü. Öğrendim ki Şahan’ın avukatlarının talebiyle adli bilişim mühendisi Tuncay Beşikçi bir uzman raporu hazırlamış. Daha önce Ergenekon’dan Balyoz’a FETÖ kumpaslarını deşifre eden Beşikçi’nin raporunda şu iki bulgu dikkatimi çekti:

1- Resul Emrah Şahan, HDP’nin eski yöneticilerinden Azad Barış ile irtibatla ve aynı baz istasyonundan sinyal vermekle suçlanıyordu. Tuncay Beşikçi ise raporunda özetle şöyle diyor: “Baz istasyonu 0 ila 35km’lik bir alanı kapsayabilir. Baz istasyonu verilerinin bulunduğu HTS kayıtları ve bunların analizinden elde edilen diğer deliller, hiçbir şekilde hükme esas alınamaz. Zira bu yönde çok sayıda Yargıtay kararı var.”

2- Şahan’ın tutuklanma gerekçesinde bir de gizli tanık İlke’nin iddiaları var. Garip olan şu ki gizli tanığın söylediklerinin benzeri bundan bir yıl önce sosyal medyada yayılmış ve hatta AKP medyasında haber olmuş. Yine Tuncay Beşikçi’nin raporundan özetleyeyim: “Gizli tanık İlke’nin beyanları 28 Mart 2024 tarihli Sabah gazetesinde yer aldı. Söz konusu haber kaynağı ise ‘Kuşçubaşı Eşref’ isimli (@kuscusencer) X kullanıcısı. Resul Emrah Şahan bu yayınlar hakkında 1 gün sonra suç duyurusunda bulundu ve bilişim suçları soruşturma bürosunca soruşturma başlatıldı. 18 Ekim 2024 tarihinde ise kimlik bilgileri tespit edilemeyen Kuşçubaşı Eşref’in hakkında daimi arama kararı çıkartıldı.”

İLK KEZ GÖRÜLEN UYGULAMA

Sondakika İBB soruşturmasında dört gizli tanığın olduğunu sorgulardan gördük. AKP medyasından ise şunu öğrendik: Dosyada açık isimleriyle 13 kişi de tanık olarak var.

Gelin görün ki...

Emniyet ve savcılık sorgularında iddia edildiği gibi tanıkların isimleri yok. İsmi belirsiz şekilde “tanık ifadesinde” diye sorular var tüm şüphelilere.

Basit dille anlatırsam; tanıklık meselesine dair hukuki altyapı Ceza Muhakamesi Kanunu’nda (CMK) yazar. CMK’nin 58. maddesinin 2. fıkrasında şunu görürüz: “Tanık olarak dinlenecek kişilerin kimliklerinin ortaya çıkması kendileri veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacaksa kimliklerinin saklı tutulması için gerekli önlemler alınır.”

İşte bu bölüm zaten gizli tanıklar için var. Yani tanık tehlike görüyorsa gizlenir. Onun da yani gizli tanıklığın da ayrı bir kanunu bulunuyor. Adı da 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunu. Zaten CMK’de de buna atıf yapılır: “Kişinin kimliğinin saklı tutulması veya güvenliğinin sağlanması hususunda alınacak önlemler, ilgili kanunda düzenlenir.”

Özetle...

Bir kişi açık tanık ise şüpheliler onun adını daha tutuklanmadan önce bilmeliydi. Gizli tanık ise kod adları ile soru sorulabilirdi.

Öyle ya, belki de o açık tanıkların isimleri ortaya çıksa sorgusu yapılanlar daha önemli detayları anlatabilirdi. Ya da varsa husumetleri olduğunu ortaya koyabilirdi.

Yani...

Yanisi şu: Gizli tanıklık meselesini bu memlekete Fethullahçılar getirdi. Amaçları kumpas davalarını kolay yürütmekti. Yalan yok, açık tanıkların ismini gizlemek onların bile aklına gelmemişti.

ÜYE YORUMLARI

Yorum Yap

Facebook Yorumları