Neden mutlaka iktidarda kalmak istiyorsunuz?
Orhan Bursalı; Yaşadıklarımızın arka planında, muhalefeti tasfiye operasyonlarının gerisinde, mutlaka iktidar kalma isteğinde, yukarıda saydıklarımız mı yatıyor?
İrdelenmesi açıklanması üzerine yazılması gereken temel soru budur. Uzun süredir iktidarın karar ve eylemleri konusunda yazılıp çizilenlerin ortak noktası, Erdoğan’ın mutlaka cumhurbaşkanı seçilmesi için elinden gelen her şeyi yapacağı üzerinedir.
Bu, özellikle de ilk seçimde iktidarı devralabilecek halk desteğinin görüldüğü Ekrem Bey’i siyaset sahnesinden tasfiye etme operasyonunda net olarak ortaya çıktı. Hiç kimsenin savcılık iddialarının içeriğiyle ilgisi yok. Çünkü boş ve kofluğunu görüyor ve hedefin Ekrem Bey olduğu konusunda zerre şüphe duymuyor.
İNANAN KİMSE YOK
Köylüsünden şehirlisine, işçisinden memuruna, emeklisinden çalışanına, Türkiye’yi izleyen yabancı tarafsız yazarlarına kadar...
Cumhurbaşkanı sondakika konuşmasında torbada daha ne turplar var diyerek CHP, belediye ve adaylarına yönelik hazırlıkların işaretlerini veriyor.
Baktım Le Monde “Erdoğan geri dönülmez adımlar atıyor, otoriterlikten otokrasiye geçiyor” yazmış.
En doğru saptama. Muhalefette herkes öyle düşünüyor. Bu adım atıldığında sandık bile tamamen göstermelik kalacaktır. Şimdiye kadar sandık üzerinde gerçekleştirilen hukuki ve yargısal numaraları bile geçersiz kılacak şekilde.
BURADA SORUN, NEDEN?
İki yanıtı var. İlk otokrat veya otoriter kişilerin bitmez tükenmez iktidar tutkusu. İktidara yapıştı mı sonsuza kadar o koltukta oturmayı kendisine “vaat edilen, hediye edilen” belki de bir ilahi karar sanması. Veya karşı konulmaz ve insan benliğini tamamen esir alan bir hırs ve tutku. Bu tutkunun sonucu ne olursa olsun... Hepsine katlanan ve göze alan...
Bu demokrasi oyununa katılan, sürekli iktidara yapışma niyetini saklayan otokrat kişilerin tavrı da olabilir, bilmiyoruz ama demokrasiyi bir tren olarak gören ve ilk iktidar istasyonunda ineceğini dile getiren söylemlere bakılacak olursa, evet baştan kararlaştırılmış gizli bir niyet gibi duruyor.
Veya bu tutku, zamanla, 22 yıl içinde iktidarda kalmanın büyük nimetleri veya iktidarlığın kişiselliğe yapışması ile de gelişmiş olabilir.
ARAŞTIRILMAMIŞ YOLSUZLUKLAR
İkinci yanıt, tabii ki birincisiyle de şu veya bu derece ilişkili. İktidara yöneltilen zenginleşme, kayırma, belediyelerindeki hiç araştırılmamış yolsuzluklar, ihalelerin iktidar yanlılarına akıtılması, ihalelerde yasalara uygun olmayan uygulamalar vb. gibi, yeni bir iktidar tarafından muhtemel soruşturmalara uğrayacak konuların varlığı da iktidarda kalma zorunluluğuna yol açabilir.
Bu tabii ki muhalefeti sürekli olarak onlarca yıl boyunca iktidardan uzak tutmanın tüm önlemlerini şimdiden almayı gerektirir.
***
Yaşadıklarımızın arka planında, muhalefeti tasfiye operasyonlarının gerisinde, mutlaka iktidar kalma isteğinde, yukarıda saydıklarımız mı yatıyor?
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları