Tarih:
18.07.2013
Hâkimler de suç işlerse
Mustafa Mutlu, 'Bir hukuk devletinde vatandaşın telefonları dinlenir mi?'
Bir hukuk devletinde vatandaşın telefonları dinlenir mi?Eğer mahkeme gerekli görürse ve polisin getirdiği listede adı geçen kişilerin “şüpheli” olduğuna kanaat getirirse; elbette dinlenir...
Ama hiçbir hukuk devletinde polis yüz binlerce vatandaşı “şüpheli” listesine koymaz!
Ve yine hiçbir ülkede mahkemeler, polisin eline “kişi bilgileri” kısmı boş olan bir yetki belgesi verip, yasaların kendisine tanıdığı bu yetkiyi emniyet birimlerine devredemez!
Bizim hukuk (!) devletimizde ise bu “mahkeme skandalları” yıllardır tekrarlanıp duruyor... Polis, mahkemelerden aldığı boş yetki belgelerine dilediği şahısların isimlerini yazıp, istediğini özgürce dinletebiliyor.
Boş adres bilgisi!
Bu yetmemiş olacak ki şimdi de mahkemelerin polise, “adres bilgisi” kısmı boş olan “ev ve iş yeri arama belgesi” verdiğini öğrendik!
Gezi Direnişi’ne katılanlar için başlattığı “cadı avı”nı sürdüren polis, önceki sabah İstanbul’da ve İzmir’de birçok evi basmış...
Ve bunların hepsini, “adres kısımları” boş bir yetki belgesiyle gerçekleştirmiş...
Böylece; elindeki tek mahkeme kararıyla, şüphelinin oturduğu sanılan apartmandaki tüm daireleri didik didik etmiş!.
Aslında az bile yapmış...
Çünkü o belgeyle istese tüm sokağı, mahalleyi, ilçeyi hatta kenti arayabilirdi...
Çok şükür ki en azından şimdilik bu yola başvurmadı!
Sayın hâkimler...
Neden unuttunuz bilmiyorum ama siz polise bağlı değilsiniz; onlar sizin kararlarınıza uymak, talimatlarınızı yerine getirmekle görevli...
Oysa içinizden birileri isimsiz dinleme, adressiz arama kararları çıkartıp polise veriyor...
Böylece yurttaşların yasalarla, anayasayla, Avrupa Birliği müktesebatıyla ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’yle teminat altına alınan “özel hayatlarının dokunulmazlığı” ilkesi ihlal ediliyor...
Ben nasıl ki sürekli basın kartımı, istediğim herhangi birinin kullanımına devredemezsem, siz de bu yetkilerinizi devredemezsiniz hâkim beyler...
Yaptığınız suçtur...
Mesleğinizin kötüye kullanılmasıdır...
Yasa dışı yetki devridir...
Tamamen iktidarın kontrolüne geçen Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, yürütmenin işine yaradığı için bu usulsüz işlemlerin hesabını bugün sormuyor olabilir...
Ancak bunun bir de yarını var! Hukuka saygınız kalmadıysa bile, bari “gelecek”ten korkun...
Unutmayın; her iktidarın bir sonu vardır...
Bu tür “şikeli kararlar”la; o sonu, kendi sonunuz hâline getirmeyin!
AKCHP!
Yüz binlerce CHP seçmeni, Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrılarına uyarak, CHP’ye üyelik başvurusunda bulundu...
Ancak çok önemli bir bölümüne CHP örgütleri yanıt bile vermedi...
Böylece zaten çok sayıda küskünü bulunan partide yeni küskünler yaratıldı.
Şimdi öğreniyoruz ki; İzmir’de 40 AKP’liye CHP rozeti takılmış...
Bunu bayramdan sonra 4 bin 500 kişi daha izleyecekmiş...
Peki; neden CHP’ye geçmiş bu AKP’liler; dünyaya bakışları mı değişmiş?
Hayır... AKP’nin Bayraklı ilçesindeki görevden almalara kızmışlar!
Kendi seçmenlerine kapıları kapatan CHP de fırsat bu fırsat, onların üzerine atlamış!
Biliyor musunuz; ben artık hiçbir şeye şaşırmıyorum...
Sadece bazı şeyleri fazla ciddiye aldığımı düşünüp kendime kızıyorum!
GÜNÜN SORUSU
Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği’nde verilen “milli gün resepsiyonu”na katılan Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, kimlikleri saptanamayan bazı vatandaşlar tarafından yuhalanmış... “Yuh” sesleri, yandaki bir apartmandan gelmiş... Sorum size: O apartmanda oturan vatandaşlardan biri olmak ister miydiniz?
Alın size ‘barış süreci...’
Sizler tanıksınız; PKK ile pazarlık masasına oturulduğunun ortaya çıktığı günden beri sözde “barış süreci”nin, “teslimiyet”ten ibaret olduğunu yazıp durdum.
Keşke yanılsaydım!
Bizim Gezi Direnişi’ne gömüldüğümüz günlerde, Güneydoğu’dan ilginç haberler geldi...
Güya silahlarıyla birlikte ülkeyi terk etmeleri konusunda “anlaşılan” PKK militanlarının, gitmek bir yana, Güneydoğu’da kendi “polis teşkilatlarını” kurdukları ortaya çıktı.
Bu sözde “asayiş birlikleri”, gösterilerde ya da anma törenlerinde ellerine silah alıp poz verdiler. Yetmedi; yol kesip, kimlik kontrolü yaptılar. Yetmedi; “PKK şehitliği”, Diyarbakır’da resmi törenle (!) açıldı.
PKK bunları nasıl yaptı biliyor musunuz?
Kendisi asla sınır dışına çekilmedi ama hükümetle yapılan anlaşma gereği Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgeden çekilmesini sağladı.
Üzülerek söylemek zorundayım ki; tüm bunlar daha başlangıç...
Çünkü hükümet adına yapılan açıklamalarda, “Henüz barış sürecinin başındayız” deniliyor...
Allah bu ülkeyi bu sözde barış sürecinin tamamlanmasından korusun!
Mustafa Mutlu - Vatan
ÜYE YORUMLARI
Yorum YapFacebook Yorumları